1. Schwarzwald, Tanrı’ya ve İnsan’a dair her şeye şiir yazma endişesindedir, bu sebepten bu iki varlığı da çok merak eder. Bu varlıkların bütün sanatsal yönlerini görmeye çalışır ve hatta olası muhtemel sanatların potansiyellerini keşfetmeyi önceler.

2. Schwarzwald’e göre dünya zaten bir Diaspora’dır ve insan olmak için sanat kaçınılmazdır. 

3. “Eve dönmek nedir? Ev ne ise belki de ondan fazlasıdır.” Bu bütün vazgeçilmez kavramlar için geçerlidir. Yani Diaspora’da bir şey ne ise belki de ondan fazlasıdır. Bu durum Schwarzwald’in şiirlerinde görülebilir.

4. Schwarzwald, sadece bir şair olmaktan kaçınır. Onun amacı şiir yazmak değil, şiiri bazen de yaratmaktır. Bunun için çeşitli sanatların açmazları üzerine düşünmeyi ve bu açmazları şiirde çözümlemeyi sever ama bunları direkt olarak hiçbir zaman vermez. Belki de kendi için notlardır, zamanı gelince bir şeyler hatırlamak istediği.

Yani denilebilir ki Schwarzwald kör noktaya girmek istemiyor. Çünkü o noktadan elde edebileceği hiçbir şeyin olmadığının farkında. Schwarzwald için şiir sürekli yol almak zorunda olan bir şeydir.

5. Schwarzwald editörlerle mesafeli olunması gerektiğine inanır. O, şiirini istediği gibi yazar ve daha sonrasında gelen yorumları önemser. Bir şiiri yayımlamadan önce o şiiri iki dilde düşünür ancak şiir bu dillerin üzerinde bir yerlerdeyse o zaman şiirden emin olabilir. Bu algı Diaspora’nın ona bir armağanıdır.

6. Schwarzwald’in kendine has Diaspora Edebiyatı’nda milletler,  diller ve kültürlerin kaliteli bir harmonisi vardır.

Bir Türk ya da Kürt üzerine söylenecekler şimdilik söylenmeyebilir.

Bir Alman ile bir konuyu detaylandırabilir ve onun zihin yapısının işleyişinden kendinizi daha sistemli yapabilirsiniz.
Bir Fransız ile hayatınız müthiş bir estetiklik kazanabilir ve bütün mevsimlerin keyfine varabilirsiniz.

Bir İtalyan ile renkleri ve balkanları keşfedebilir, onların rahatlığındaki sanatı Espresso’nuzu içerek bile fark edebilirsiniz. 

Bir İngiliz ile sokağa iner ve oradan başlayarak herkesle iletişim kurabilirsiniz. Bu çoğu kez size bir şiirden çok bir roman izlenimi verir.

Bir Rumen ile kesin akrabasınızdır ama sınırlarınızı korumanızda fayda var, mesela Karpatlar’a kadar.

Bir Ukraynalı ile sadece sevişmeyi düşünemezsiniz. Hem Paul Celan’dan hem de Puşkin’den şiirler okuyabilirsiniz.

Bir Rus ile Rusça konuşmayı her gün denemek güzeldir. O kocaman coğrafya hiç bitmeyecektir.

Bir İspanyol aslında Diaspora’da pek nadir bir şeydir. Onlara yeni bir kıta verilse yeridir.

7. Schwarzwald’in yaşadığı Diaspora’da şiir BMW ya da Mercedes kadar önemli bir şeydir ama o kadar değerli bir şey değildir.

8. Diaspora’da ölüm olası ve aslında sistemlidir. Şiir ise olasılıksız ve sistemsizdir.
Ve yine Diaspora’da herkesin bir kahramanı vardır, Schwarzwald’in ise Canavar’ı.

9. Schwarzwald’in diasporasında tüm totolojiler aslında aynı şeyi söylerler: hiçbir şeyi.

Schwarzwald’e göre üçüncü bir aralık hâlâ mümkün mantığın üstüyle saçmalığın altı arasında ve bu aralıkta şiir/i yaşıyor.

10. Schwarzwald’in Diaspora’sı ‘şey’lerin hakimindedir. Çünkü bir kelime başka bir dilde ilk etapta ‘şey’dir. Onun sanatı bu şeylerin bütün dillerin üzerinde bir ifade isteğini gösterir. Bu son madde ile 3. hatta 5. maddelere geri dönmüş oluyoruz. Bu bazı dönüşler çünkü ipin ucunu kaçırmamak için gereklidir.

Diaspora, ne ise belki de ondan fazlasıdır.

Next

[şiir] LİRİK | fatih bozdemir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum gönder