Gel benim küçük hayvanım. Şarkı söyleyeceğim sana.
İki kardeş bir aradayız. İki sevgili. İki akraba. İki el
Tepeden tırnağa âşık ama hiçbir yer değilim
Türk renklerinde peri diyarı
Kül renklerinde katliam doğurdu. Baba babadır dedi biri
Kardeşlerimizin mezarlarına karar verebileceğiz bir diğeri
Duaya sıra gelmedi aman bulamadık
Değersiz şans anlıyor muyuz biz koyunlar kurban ödevi.
Yerine getirildi
Çalışmak ve ölmek bizi yatıştırıyor. Diasporada çünkü

Doğum sancısı yaşam için yaşam
Vücudun beni yüzeyde tutuyor oysa bilmez
Kimse bir vücut nasıl olur. Herkes kusabilir mi yalnızlıktan
Sanmam kolay lokma olmayacağımız ümidiyle kesiyoruz örümcek ağlarını
Ağlaman bittiyse kostümlerimizi giyebiliriz
Dilimizi tekrar birlikte sarkıtabiliriz sokağa çocuklar gibi
Orada halımız, orada müziğimiz olacak diyen
Cennete karşı yeni bir sigortaya ihtiyacımız var

Kabuğun gözü kalmadı. Geri getireceğim
Bir tabut inşa edip öldüğün yerlerden seni
Hâlâ hiçbir şey bilmiyorum katillerin hakkında
Ve bu yüzden korkuyorum çocuğumuz için
Rhein Nehri’nde küçük yemlere dönüşene kadar
Yaz boyunca gelincik buketleri bırakıyorum yatağına 

Next

[şiir] hikemi perende | emrah yolcu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum gönder