çocukken yaptığımız garip şeyler
devam etmek
yüzümüzde ölçülen göz kararı bir dil
bir telaş gözümüzün verdiği karar oluverir
büyümek
iki taraftan üçüncünün çıkardığı savaş
e o zaman hadi git Allahın yeryüzü geniş ve
kalk bir asimile biçimi olarak yaşa
uyanmak her gün yerini yadırgamak değilse nedir
hiç kolay değil bir sabah gidip latin amerikayı sevmek
adem aşkı şeytandan öğrendi ben nefreti bir insandan
adem adları Allahtan öğrendi ben portekizceyi bir kuldan
hey gidi peygamber be herkesin kabul ettiği
adımın anlamı bilinmiyor uzaktan
büyüdükçe yaptığımız garip şeyler
hatırlamak
ve eser miktarda tekrarlanan söz
birden bir yemin oluverir
herkes unutulur yeterince öğrenirsen tekniğini
unutmak
iki taraftan artık birinin duyduğu ses
e o zaman hadi iste Allahın mülkü geniş ve
bir çaresizlik biçimi olarak konuş her dilden biraz
bir dili öğrenmek tanışma sıkıntısı değilse nedir
hiç kolay değil anlamak üzereyken durup da
ben ne yapıyorum diye sormak
musa Allahı turda gördü ben bir favelada
musa Allahı ateşte duydu ben bir senyorada
hey gidi peygamber be herkesin sırtından vurduğu
terkedilmiş bir yerden dönerken duyulan ses nedir
büyüdükçe yaptığımız garip şeyler
anlatmak
bir dilin diğerine yakınlığıyla bu
durmadan bir kanıksama oluverir
portekizce hapishane latin amerika suç
tranquilo bebeğim burda amigao derler bize
e o zaman hadi kapat elini yüzüne Allahın affı geniş
bağır bir dileme biçimi olarak iki kıta arası
zaten insan sesine benziyor değilse nedir
hiç kolay değil her çağrıldığında
aynı kişi olduğuna inanmak
isa göğe çarmıhtan çıktı ben corcovadodan
isa bebekken konuştu ben her şeyi sonradan
hey gidi peygamber be herkesin yükseldiği
yeterince inanmadan öldürdüğümüz şey nedir
büyüyünce yaptığımız garip şeyler
portekizce öğrenmek ve
ucundan tutmak düşen her şeyin
boğazımızda bekler durur dil
konuştukça bir inanç oluverir
intihar öncesi yakılan not gibidir
bazen diyorum ya hepiniz portekizce konuşuyor
ya ben kimseyi anlamıyorum