Ey benim beklenebilir pişmanlığım
Bırakmaya çağırıyor kış beni
Gelgel yaparak el kaldırmadan
El kaldırmıyor fakat tek kaşı, havada
Yağmurun evin içinde hissedilen tıkırtısı
Tık tıkı tıkır – tıkır
Gerilim müziği altında sesin geldiği yere
Mer-haba diyerek yürüyen,
Gelenler olduğunu düşündürüyor aslında
Yanlış anlamayın, bu sadece tek taraflı bir antlaşma
Bir balık değilim ben
Durabiliyorum çünkü suda
Tam konuşurken susabiliyorum çünkü susayabiliyorum
Yüzüstü öyle-ce durmayı küçükten öğrendim
Büyükken fark ettim durmanın eylem olduğunu
Sonuna -mak konulduğunu
Başka bir hareket bilmeseydim eğer hiç bilmeseydim
Durmanın en büyük hareket olduğunu söylerdim
Kendimle aramda bir sır bu
Oku-ma yaz-ma hacet yok sözleşmesine
Durup bakıyorum imzaladığım Odise’ye
Bir tavşan değilim ben
Sonra zeki olamadığı için kurnaz tilki
Hiç değilim bir aslan
Güneşe bakamıyorum gözlerimi kısmadan
Özgürlük aranıp duran hapisvar özgülük
İnsan durmasaydı gayret etseydi de durmasaydı
Kaplumbağadan farkı olmazdı
Dünya denilen anca geoit bir kabuk
Hikayeyi bir de Aşil’den dinlemek lazım.

Next

[şiir] yokyıldızıçiçeği | batuhan çağlayan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum gönder